22 Kasım 2012 Perşembe

Okuduklarımdan..Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı


Uzun zamandır yazamadım yine birikti okuduklarım,sanırım benim için kısa bir dönemde yazı patlaması göreceğiz,ama bakalım ne zaman ? Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı'yla yola çıkarak bendeki bu tuhaflığa artık son verip yazayım dedim.


Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı'na gelirsek...Keyifli,güzel bir okuma oldu benim için hatta kısa sürdü okuma yolculuğumuz.Pazartesi günü TÜYAP'tan imzalı olarak aldım,bir günde bitirdim.Güzel şeyler çabuk bitermiş,bitmeseydi dedim ama hoş bir tat bıraktı geride...

Okurken kimi zaman güldüm,bazı noktalarda bende de aynısı dedim,kimi yerde ama insan kendine eziyet eder mi dedim.Daha neler...
 Çıkarılan sonuç : Ben de tuhafım tabi ki...

Mesela;gereksiz kontrol huyum var arada,7 sayısının benle bir alakası var ama çözeceğim bakalım,arada nükseden alma takıntısı:özellikle kitap ve kırtasiyelik eşya;üzerine mükemmeliyetçiliği de sayarsak ki bu hepsine bedel sanırım,...Bu liste uzamadan ve daha niceleri aklıma gelmeden sustum ben :)

Okumanızı öneririm,gerçekten.Keyifli,hoş bir okuma sizleri bekliyor.Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği tanımadığınız 126 yazarla yolunuzun kesişebileceği güzel bir yolculuk...

1 Ekim 2012 Pazartesi

Okuduklarımdan... Diş İle Düş Arasında


Aslında blog açma fikrimin netlik kazanmasında büyük rolü var Diş İle Düş Arasında'nın.Okuduklarımı yorumlamaktan,onlar üzerinde düşünüp,paylaşma arzusunda olmama ve hakkında fikirlerimi paylaşacağım ilk kitap olarak yerini alıyor.
Benim için herhangi bir kitap olmanın da ötesinde hikayesiyle aklımda yer edecek:Twitterda gördüğüm tweeti retweet ederek şansımı denediğim ve yazarından imzalı olarak elime gelmiş bir kitap...Yani o şanslı kişiler arasındayım.
İlk gördüğümde bir gün okurum dediğim,ancak elime alır almaz sayfaları arasında kaybolduğum,okuma süreci kısa süren bir kitap oldu benim için.Başta güzel tasarımıyla beni etkileyen,okuduğum bölümlerde kendimden bir şeyler bulduğum,ortak paydada buluştuğumuz cümlelere rastladığım bir okumaydı.


Benim için çizilen cümleleriyle Diş İle Düş Arasında:


  • Bir İnsan Niçin Yazmak İster ?

İçinde konuşan insanları ve onların konuştuklarını daha fazla durduramadığı için;
İçindeki bir insanla,dışındaki bir insanın çok iyi anlaştığını ya da itiştiğini görmek için.


  • Okuduğum ya da okuyacağım satırlarda kendimi ve tepesinden bastırılmış ruhumu mu arıyorum,ucundan da olsa bulacağımı hayal ederek ?
  • Çok ama çok sevesim var.Kaliteli bir sevgi sunacağımı bilmenin güveniyle açtığım kalp kapılarımı,bunu anlayamayacak insanların kapamasını istemiyorum;yani o kadar da cömert değilim.
  • Akrabalık aynı burnun,gözlerin ve hatta bakışların bir arada olabildiği ama yaşama bakışların tümüyle farklı olabildiği bir matematik denklemidir,çok bilinmeyenli.
  • Halbuki ben insanları ve olayları "görmek istediğim gibi" görmemeyi ve beklentiye girmeme telkinini ve emrini verip durmamış mıydım kendime hep ?
  • ...

Çizilen cümlelerim bu kadar değil daha çoklar,yalnız her okumamda beni farklı cümlelere götüreceğini bildiğim için en iyisi burada bırakayım diyorum.
Keyifli ve güzel bir okumaydı sonuç olarak.

Müge Sandıkçıoğlu'na buradan tekrar teşekkür ediyorum,tanıdığıma memnun olduğum ve bana verilebilecek en güzel hediyelerden birini verdiği için çok mutlu oldum,kalemine,emeğine sağlık...


30 Eylül 2012 Pazar

Giriş


Zamanı dolu dolu geçirme isteğim var,düşünmek ve de düşünmeyi ertelemek istediklerim de...Zihnim sürekli yoğun olsun,fazla düşünmeyeyim dediğim bir süreç işte..
Uzun bir süre kitaplarımla olmak istiyorum,okumak,okudukça çizilen cümlelerim olsun onlar hakkında düşüneyim istiyorum.Kimi okuduklarım düşünmekten kaçtığım noktalara sürüklese de beni,bu noktada elden daha fazlası da gelmez okuduğuma da hükmedemem diye geçiştiriyorum.Aynı şarkıları dinlemek ve onlarda kaybolmak istiyorum...Aslında çok şey istiyorum ya da çok şey istiyor gibi görünüp tek bir şeyi gerçekten istiyorum.
Ara ara yazarım,bir süredir yazı yazarak kendime ciddi anlamda vakit ayırdığımı söyleyebilirim.Blog açmak gibi bir fikrim yoktu ve kendime karşı biraz mükemmeliyetçi olmamdan ötürü yazmaya değer ne var da böyle çabalardasın diyorum,okuduğum değerli yazarların yanında... diye devam eden bir iç konuşma işte..İçinde bulunduğum dönemde biraz da değişik şeylerle uğraşma arzusunda olmam sebebiyle,kendin için küçük bir alan oluştur Cansu dedim.Sadece kendi alanın,iddiasız,içinden gelenlerden oluşmuş bir yer...
Blog olayını ve işin teknik ıvır zıvırlarıyla uğraştığım şu saatlerde,zamanla burayı da çözerim dilekleriyle kafamdaki soru işaretlerini durduruyorum.Neler paylaşırım,niye açtım bu bloğu diye sorarsam da kendime;izlediğim oyunlar,okuduğum kitaplar ve en önemlisi düşündüklerimi aktarıp kendi küçük arşivimi oluşturabileceğim bir saha olacak aklımda şu an ki varlığıyla...
Bu durumda tek bir şey derim " söz uçar,yazı kalır" kendim için attığım bu adımın devamının olması ümidiyle...